#gadget {float:left;width:900px;height:200px;background: #fff;}

24 Temmuz 2015 Cuma

Biraz sarsıldım ama geçti

 Aylardır yine boşladığım blogumu bugün yaşadığımız bir  durumu
anlatabileceğim güzel(!) bir postla taçlandırarak geri dönmeye karar verdim.

Bir çanakkaleli olarak çanakkaleyi ne kadar çok sevdiğimi ve çanakkaleye okumaya gelmek istiyorum diyen tüm arkadaşlarıma aa gelin havası suyu boğazı kordonu herşeyi ile on numara memlekettir dediğimi herkes bilir.Küçük ama bir o kadarda güzel izmir vari bir şehirdir çanakkale.Aradığınız herşeyi bulabilirsiniz ama daha fazlası daha fazlası derseniz mutsuz olabilirsiniz.Avmdir mağazadır alışveriş yeridir falan filan bunlar sınırlıdır.Buna nazaran temiz deniz mis gibi havası insanın işini açar ve temiz havadan sakinlikten daha bol bişey bulamazsınız çanakkalede.

Ama gel gelelim ki şu fay hatları,depremleri,deprem kuşağı bölgesi olması...

Bu sabah saat 4 den beri 4.depremimizi yaşadık çanakkalede.Ve her yılda bu şekilde olaylar yaşamaya devam ediyoruz.Çanakkalemizin sanırım en kötü özelliği bu sizi yatağınızdan ya yatağmı kim sallıyor diye uyandırıp ohaa deprem oluyor dedirtecek kadar kötü bir durum.Umarım daha kötülerini yaşamayız diyor ve yazımı sonlandırıyorum.Umarim bir daha ki postum daha güzel olaylara ait olur.


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Hepsi kaybolan günlerdi...(Durum güncellemesi)

Bundan 10 ay önce yakın bir arkadaşımla ilgili bi durum atmıştım.Kız bi çocuğu çok seviyordu.Çocuğa gitti 1-1.5 yılını verdi platonik olarak.En sonunda da gitmişti ben senden hoşlanıyorum demişti.Çocuğun arkadaşları bu kızla dalga geçmişti.O zaman sormuştum kendime ben aynı şeyi yapabilir miydim?Hayır yapamazdım.Ama o kız zaten baya değişik bir tip(iyi anlamda:D).Erkek gibi kız derler ya öyle yani.Aslında öyle de değil kız özelliklerinin hepsini bünyesinde barındıran ama aynı zamanda güçlü.Sanırsın otopsi uzmanı öyle bi soğukkanlılık.:d
Neyse bu kızımız çocuğa gitti ben seni seviyorum dedi dalga geçilmeyi gördü.ama aradan bir iki ay geçti yazın gitti çocukla kendi dalga geçti eğlendi.İnsan unutan bir canlıdır demiştim.Unuttu.Unuttu hem de nasıl unuttu.Kız belki 42-44 beden giyen bir kızken 38 beden oldu kilo verdi zaten güzeldi iyice güzelleşti.Artık kıza kız kız demek istemiyorum isim vereyim bu kıza takma SarıKıvırcık olsun.Sonra unuttu demiştik.Hah SarıKıvırcık gitti çocuğu unuttu güzelleşti.Hatta yıldız tilbe şarkısı gibi giyip kuşanacağım senin önünden geçip sana bakmayacağım durumu bile oluştu yani.Sonra da gitti telefonda eğlenmek için gizliden aradığı çocuğu yanlışlıkla açıktan arayıp farketmeyince çocukla konuşmaya başladı.Şimdi çocukla gayet çıkıyor gibi bişeyler.Ha o diğer çocuğa yani KekoEsmere noldu biliyor musunuz?Hala keko keko takılıyor.SarıKıvırcık da kendi gibi sarışın buldu.Onlar erer mi muratlarına bilmiyorum ama biz çıkalım kerevetine. :D


Yaza 5 kala

Evet okullar kapanmıyor mu?Bu sınavlar bitmiyor mu?Yıldım bıktım çalişmicam okumicam ay geçiyor muyum?60 verse geçiyorum.Hocam 5 puan daha verin sezonunu resmen kapatmamıza 10 gün bişey kaldı.Haziran geliyor.Sınavlar bitti kafalar rahat.Benim için önümüzeki  yıl aslında bu çırpınışların son yılı olacak.12 yıllık  kısmın zorunlu kısmı bitmek üzere ve geriye kalan 3-5 yıllık üniversite hayatım aslında kendi istediğim bölümün önemli ipuçlarını öğrenip ona göre bişeyler yapmaya başlayacağım yıllar olacak.Kısacası ygs lys stresi performanslar sınavlar yazılılar hepsi son bulacak.En azından isimleri değişecek bütler vizeler finaller.Tezler vs..Sanki işler bir tık daha ciddileşecek.Ama en azından zorunlu olarak göreceğimiz matematik geometri resim beden müzik coğrafya tarih gibi dersler olmayacak.İstediğim okulu kazandığımda fotoğraf makinem mikrofonum bilgisayarım daktilom vs gibi bilumum kitle iletişim araçlarımla haşır neşir olucam.Ve bir bakmışız hop 5 yıl sonra bir gazeteci olmuşum.Yaza 5 kaldı.Meslek hayatıma 5 kaldı.Beş..beş..beş..beş..5..5..5..5...

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Mevsimler geçerken...

Şubat ayına bir iki gün kala kendi kendime bir maceraya atılıp dur bakayım şu blogu başka bi portala taşıyayım deyip wordprese geçtim sonrada adı wordpress olan bi siteye girmeyi üşenip 3 ay blogu bırakıp gittim sonrada insan bildiği yerde yazmalı arkadaş deyip blogspotuma gogılıma geri döndüm.Aradan 3 ay geçti.3 koskoca ay kış ayından bahar ayına geldik hatta  zorlasaydım yaz geliyordu.Kısacası blogumu çok boşladım.3 ayın bir özetini yapmak istiyorum.Up uzun bir blog olacak gibi geliyor bana hadi bakalım hayırlısı.

Şubat ve Mart aylarından başlayalım Şubat ve Mart ayları kediler için çılgınlar gibi geçmiş olabilir ancak ve ancak şubat mart benim 1.5 hafta için 15 tane sınava girdiğim deli bir hafta olarak tarihe kazındı iyi kötü sınavlar bitti bir iki hafta kendimize gelemedik falan derken okulumuzda bir gezi olacağını öğrendim.İzmire uu dedik hadi bakalım İzmire gidiyoruz.(gittikte ama biraz sabır geliyorum yavaş yavaş oraya doğru)Tam bu mart ayının başlarına dekabül eden süreçte başıma aptal aptal olaylar gelmeye başladı gece rüyamda adı hilde olan bi kızla tanışıyorum ertesi gün hilde karşımda sınavdan aldığım notu görüyorum 2 gün sonra hop sınav notum birebir çıkıyo içimden bişey geçiyo oluyo içimden biri geçiyo hop karşımda falan derken mal mervesu izmire giderken kaza olur mu diye içinden bir düşünce geçirir.Neyse ki bu olmadı şükür.Falan filan derken biz izmire gittik kaza olmadı ama bütün tatil burnumdan geldi benim karnıma yolda bir ağrı girmesin mi -ayy girmesin-ama girdi lanet.Ayın 25 inden beri çektiğim ağrı bugün ayın 2 mayısı göstermesine rağmen devam etmekte üstüne üstlük tatil matil hastalıklar derken 10 gündür okula gidemediğim gibi inatla doktora da gitmiyorum.Çünkü neden bişey çıkar diye.Böyle saçma sorunlarla uğraşırken haftaya yeniden sınavlar başlıyor ben 10 gündür gevşemiş tatil modunda küçük bir sömestır yaşamış durumdayım sınavları falan da geçtim dershanem başlıyor vay arkadaş 3 ayda neler neler olmuş.Bende bu şans olduktan sonra bu mallık olduktan sonra başıma neler neler gelir daha neyse lafı  fazla uzatmak istemiyorum.Bir daha ki yazıda görüşürüz umarım bu 3 ay sonra olmaz :D

25 Ocak 2015 Pazar

MUTLUYUM LAN:DDDDDD

Çok değil 13 ay önce falan bu blogda bi yazı yayınlamıştım daha sonra kaldırmak zorunda kaldım.O yazının tam paralelinden bir yazı yazıyorum bugün.Çok uzun zamandır istediğim bir olay gerçekleşti.Bu blog belki seneler sonra o çok istediğim olayın devamına bile şahitlik yapacak bir blog ama belkide silinecek unutulacak gidecek bilmiyorum.Bunu nasıl desem bilmiyorum da bazen kendime şaşırıyorum çünkü insanların mutsuzlukları sanki beni mutlu ediyor gibi.Ama zaten hep böyle olmaz mı sizi çok mutlu eden bir olayda başkası üzülür çünkü herşeyde tek bir doğru her olayda tek bir kazanan olur.Bu olayda ben mi kazandım? Hayır.O mu kaybetti? Belki. Sonuç olarak bu bloga sürekli başıma bir takım olaylar geldiğinde yazı yazan birisi oldum.Nitekim bundan sonrada öyle olucak kimsenin okumadığı ama birileri ya okursa diyip açık açık yazamadığım  kişisel sanal günlüğüm.Önceden çok uğraşıyordum mantıklı olsun komik olsun ama artık gerek yok diyorum.Galiba beynim çürüdü.Kader kısmet hayırlısı.

SONUÇ OLARAK :DDDDDDDDDD MUTLUYUM MUSMUTLU :DDDDDDD (YAZAR BURDA MUTLULUK PATLAMASI YAŞAR:DD)


20 Ekim 2014 Pazartesi

Yine yataklara düştüm.

Yaz ayında bile haziran 15 e kadar hırkayla gezen yazın temmuz ağustos farketmezsizin yorganla yatan biri olunca her yıl ekim kasım aralık ocak demek benim için ayda en az 1 kere yataklara düşmek okulu asmak ve 5-6 ay boyunca sürekli peçete tüketimi burun çekme senfonisi olarak ilerliyor.Yine okulu asıp yatağımın içinde pastil emip kafamı kaldıramaz hallerden birinde oluncada uyuyup dinlemek yerine bilgisayarı elime aldığımıda düşününce napsam napsam film mi izlesem müzik de dinleyemem ki başım ağrıyo ee napiyim bloguma geleyim diyorum.Her girdiğimde günlük istatistiklerin gitgide dibe çöktüğünü görmek de beni biraz üzüyor ama naparsın yazmayınca böyle oluyor demekki.Ne kadar ekmek o kadar köfte.Ne kadar yazı o kadar like.Kısacası okurlarım ben yine yataklara düştüm.Okullar açılalı 6 hafta oldu.Kaldı geriye 34 hafta falan direnelim.Bu da geçer bu da gider bu da biter.Belki bir 40 hafta daha geçer.Üniversite yolları açılır.Neyse uzatmayalım.Hadi bana iyi istirahatler sizede iyi takılmalar.
                                                                                                       


                                                                                                                       Görüşürüüzzz

28 Eylül 2014 Pazar

SENSİZ BEN NEFES ALAMAM

Yazın bir ara nedensizce başlattığım twitterı facebooku bırakayım yaa politikam bitti neredeyse 1 ay kapalı kalan twiterım son anda tamamen silinip kapatılmadan dün akşam adeta koşa koşa açtım ve twitter aleminin meyvesuyusu olarak ortamlara tekrardan giriş yaptım.Kendimi adeta kongre sonrası hayatının ilk ikili seçinimi kazanan kemal kılıçdaroğlu kadar güçlü daha güçlü hissediyorum.Hayır merve su alttarafı twittera geri döndün üstelik 13.000 takipçinden geriye 12.400 kalmış bu neyin kafası dediğinizi duyar gibiyim.Takipçi kaybetmişsim blog istatistiklerin yerlerde blogunu sadece diyet yemeği arayan kadınlar ve psikolojik sorunlar yaşayan davranış bilimciler takip ediyo falan ama  nolursa olsundu geri dönmüştüm ya o yeterdi.Her hayatımı belirleyen sınav öncesi (kaç kere hayat belirleyen sınava girdin acaba mervesu aptal mervesu) lise sınavından bahsediyorum işimi gücümü saçma saçma işlere bağlamak adeta hobimdir.Sbs sınavı zamanı kafamı stardoll diye bi oyuna bağlamıştım ve şuanda okuduğum okuluma en sondan 2.olarak falan girdim.Allahın şanslı kulu olmak böyle bişeydi sanırım.Neyse efendim şimdide tüm rakiplerim rakibelerim test çözüp tekrar yaparken ben twitter ve blog aleminin kapılarını tekrardan hızlı açarak daldım.Evet bende tekrar yapıcam sınav çalışıcam ama sevgili rakiplerim şunu bilin ki itüde bile okusanız galatasaraylı bile olsanız hatta odtüyü 3 yılda bitiren kız bile olsanız büyük şirketler staja alırken medyadaki aktifliğinize bakıyorlar o yüzden biraz medyacı olun dersaktif olmayın demiyorum ama interaktifte olmamazlık etmeyin.Sizi lisedeki tatlişko hocalarınızın çılgın tavsiyeleri kurtaracak olsa bile benim bu blogda vereceğim youtube blog vs de popi olma taktikleriyle milyoner(duyda inanma amk ama olur mu olur :D) olabilirsiniz.''-Sorun mervesucuğumuz sen neden zengin olamıyorsun?Çünkü benim için önemli olan takipçilerimin zengin olması.Sizi çok seviyorum ondan :D''

Neyse efendim sonuç olarak bütün internet ve sosyal medya araçları için sensiz ben nefes alamam deyip yazımı burda bitiriyorum.Benim gibi sosyal medya olmadan nefes alamayanları twitterıma bekliyorum.  Yazımı likelamayı ve blogumu takip etmeyi unutmayın öptüüüm :*

Twitter: @Meyvesuyuuu